Yeni başlangıçlar “Ay”ı

Mart; takvimdeki sıradan bir sayfadan biraz daha fazlası. Biraz yeniden başlamak gibi.

Hava tam kararında değil; ne kıştan tamamen vazgeçilmiş ne de bahara net bir söz verilmiş.

Bir yandan geçmişten kalan düşünceleri hafifçe omzumda taşırken, bir yandan da içimden “ben artık daha sakinim” diye geçirdim. Ve daha sessiz…

Bu huzur pahabiçilemez bir şey.

Gündüzleri hayat oldukça net; bir fotoğraf makinesi kadrajına sığdırılmaya çalışılan dünya ve dünyayı yakalamaya çalışırken aslında biraz da kendini kadraja sığdırmanın yollarını aramak…Işık doğru açıdan gelsin, an doğru anda donsun… Belki de en çok bunu seviyoruz kontrol edemediğimiz şeyleri estetik bir anın içine saklayabilmeyi. Çünkü bazı duygular var, netlik ayarı tutmuyor ki…

Bazen kendi kendimize gülümsediğimiz anlar olur. Sebebi çok büyük değil aslında; küçük bir detay, beklenmedik bir an ya da sadece günün yorgunluğunun arasına sıkışmış bir hafiflikten doğan. Sanırım insanı ayakta tutan da; hayatın ciddiyetini tamamen reddetmeden, ona küçük bir mizah payı bırakmak. Her şeyi fazla büyütmeden, ama hiç de hafife almadan ilerlemek… Bence başarıyoruz gibi…

Mart’ın en güzel tarafı belki de bu; kesinlik yok. Her şey biraz “belki.” Bu o kadar ferahlatıcı bir duygu ki.. Çünkü artık her şeyin net olmasına ihtiyaç duymuyoruz. Bazen sadece akışta kalmak, elinden geleni yapmak ve gerisini zamana bırakmak yeterli oluyor…

Peki ..

Ayın sonunda hâlâ aynı kişi miyim? Evet. Ama biraz daha hafif, biraz daha kendine yakın. Artık her şeyin cevabını bulmak zorunda olmadığımı biliyorum. Bazen sadece yaşamak, hissetmek ve arada kendi kendime gülmek yetiyor. Çünkü hayat benim için artık tek bir hikâye değil… Küçük küçük yazılan, arada silinen, ama her seferinde daha sade ve daha güzel devam eden bir taslak.

Taslağın şimdilik özeti de bu. Nisanda görüşmek üzere❤️😘

One comment

Yorum bırakın