
Yapamam dediğinde çıkmaza giriyorsun hayatta. Cesaret edip adım atmadığında birçok şeyin pişmanlığı sonradan çıkıyor. Pes ettiğinde boşluğa düşüyorsun. Kendini keşfettiğin noktada yalnızlığın bitiyor. Konunun yazı yazmakla alakası yok yani…
Herkes aynı yöne giderken ters yöne gittiğimde kendimi buldum. Doğrusu bu dedikleri her şeyi yanlış buldum. Kendi doğrumu yazdım çoğu zaman. Haklı ya da haksız çıkma çabası değildi bu yolda yürümek. Belki de beni huzurlu yapan buydu, başkalarının doğrularına uymamak.
Şöyle sherlock edasıyla bi bakıyorum hayatıma. Hem sevmişim, hem kırılmışım, hem bastırmışım, hem dürüst olmuşum. Tüm bunlar olurken insanlar sadece kendi rahatını düşünmüş. Oysa insanı güzel yapan şey, hayat ona acımasızken bile nazik kalabilmiş olması.
Bugün bırakmayı seçiyorum. Beni bırakanları bırakmayı. Kendimi sorgulamama neden olan herkesi bırakmayı seçiyorum. Başkalarına cömertçe verdiğim sevgiyi kendime vermeyi seçiyorum. Etrafımdaki duvarları korumayı seçiyorum. Bugün iyileşmeyi seçiyorum. Daha iyisini bilmediğim için yaptığım hatalardan dolayı kendimi affetmeyi seçiyorum. Ruhumu korumayı seçiyorum. İlerlemeyi… Her zaman yaptığım gibi cesur olmayı seçiyorum, cesaretle ışıldamayı. Zamanıma kıymet vermeyi.. Kendimi seçiyorum.
Bugün de böyle.. Sevgiyle ❤️
İlgisizlik ve okuma (tepki verme) tembelliği ile ilgili olduğunu düşündüğüm için böylesine uzun bir ileti paylaştım…😊 Silebilirsiniz isterseniz…😉
“EŞEK ve GÖLGESİ…
Atina’da önemli bir soruna çözüm aranırken kürsüye fikrini söylemek için filozof Demostenes çıkar.
Ancak, kekeme olduğundan sözünü dinletemez.
İnsanlar sürekli kendi aralarında konuşmakta, filozofu dinlememektedir.
Bunun üzerine Demostenes, “size bir hikaye anlatıp ineceğim” diye bağırır ve sessizlik olunca anlatmaya başlar:
“Bir yolcu Atina’dan Megara’ya gitmek için bir eşek kiralamış.
O eşeğin üzerinde, kiralayan eşeğin sahibi de yayan olarak yanlarında beraber yola çıkmışlar. Derken öğle sıcağı bastırmış,
biraz dinlenmek ve öğle yemeği yemek için durmuşlar ama, hiç gölgelik yokmuş.
Eşeğin sahibi hemen eşeğinin gölgesine sığınmış.
Eşeği kiralayan:
‘Sen çekil gölgede benim oturmam gerek’ demiş.
Eşeğin sahibi itiraz etmiş:
‘Tabii ki ben oturacağım, çünkü eşek benim.
Yolcu: ‘ama eşeği de ben kiraladım’ deyince de,
‘ben sana eşeği kiraladım gölgesini değil’ cevabını almış ve tabi sonunda aralarında kavga çıkmış.”
Hikayeyi dinleyen herkes dikkat kesilmiş ve hikayenin sonunu bekliyormuş ama, Demostenes bu noktada kürsüden inmiş ve uzaklaşmaya başlamış…
Dinleyiciler,
” Hey ne oldu sonunda?”
“Hikayenin sonunu anlat” diye bağrışmaya başlayınca Demostenes kürsüye dönmüş ve demiş ki:
“-Ben sizin için çok önemli bir konuda bir şeyler anlatmaya çalışıyorum ama, siz eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz.
Artık ne fikrimi söyleyeceğim, ne de öykünün sonunu” ve yürüyüp gitmiş.
****
Yukarıdaki EŞEK Anısını yazan size, bize hepimize diyorlar ki;
Sosyal medyada milyonlarca Lay lay lom.! Yazı, fotoğraf ve karikatürler çok beğeni alıyor. Çok paylaşım yapılıyor.
Sayfalarda hepimizin yapmış olduğumuz paylaşımlarda da emek harcanmış, nitelikli ve bilimsel içerikli paylaşımlarımız da maalesef eşeğin gölgesi kadar hiç ilgi görmüyor.
Popüler paylaşımlar, okumak ve anlamak için emek ve çaba gerektirmeyen içerikler daima paylaşım rekorları kırıyor.
Bunun en önemli nedeni de popüler olanın hitap ettiği kitlenin büyüklüğü olsa gerek…
Sevgili Ali Koçak’tan alıntıdır.”
BeğenBeğen